Görevi yaptırmamak için direnme suçu (TCK Md. 265), kamu görevlisinin görevini engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde oluşan ve 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası gerektiren bir suçtur. Bu makalede suçun unsurları, ceza miktarları, savunma stratejileri ve güncel yargı kararları hakkında detaylı bilgi bulacaksınız.
🔍 Hızlı Bilgi
Görevi yaptırmamak için direnme suçu, her yıl binlerce kişinin karşılaştığı ve genellikle polis-vatandaş gerilimlerinden doğan bir suç tipidir. Suçun temel cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis olmasına rağmen, çoğu vakada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmektedir.
Suçun Temel Özellikleri
Görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamu görevlisinin görevini engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılması durumunda oluşur.
“Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (TCK m.265/1)
Suçun Oluşması İçin Gerekli Unsurlar:
- Kamu görevlisine karşı işlenmesi
- Cebir veya tehdit kullanılması
- Görevin yapılmasını engelleme amacı taşınması
Suç Sayılmayan Davranışlar:
- Pasif direnme (kendini yere atma, ekip otosuna binmeyi reddetme)
- Hakaret etme (ayrı bir suç oluşturur)
- Görev bittikten sonraki eylemler
Örnek Yargıtay Kararı
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2022/3654 E., 2022/7891 K.: “TCK’nın 265. maddesinde ‘görevi yaptırmamak için direnme’ başlığıyla düzenlenen suç tipinde, hareketin ‘cebir veya tehdit’ şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür. Sanığın kendisini yere atması ve ekip otosuna binmeyi reddetmesi şeklindeki pasif direnme eylemleri bu suçu oluşturmaz.”
Kimlerin Suçlanabileceği
Bu suçun faili herkes olabilir. Faile özgü bir suç değildir. Örneğin:
- Kendisi hakkında işlem yapılan kişi
- Arkadaşı hakkında işlem yapılan kişi
- Olaya tesadüfen karışan üçüncü kişiler
Mağdur ise mutlaka kamu görevlisi olmalıdır. Kamu görevlisi kavramı geniş yorumlanır:
- Polis, jandarma, bekçi
- Avukat (icra işlemlerinde)
- Hakim ve savcılar
- Hatta suçüstü durumunda yakalama yapan sıradan vatandaş
⚠️ Önemli Uyarı
Mağdurun kamu görevlisi olması yeterli değildir. Aynı zamanda görevini yapıyor olması gerekir. Örneğin, görev dışında olan veya görev sınırlarını aşmış bir polis memuruna karşı yapılan eylemler bu suçu oluşturmayabilir.
Cebir ve Tehdit Kavramları
Bu suçun oluşması için gereken iki temel hareket cebir veya tehdittir. Bu kavramların doğru anlaşılması, suçun sınırlarını belirlemek açısından kritiktir.
Cebir (Fiziki Kuvvet) Nedir?
Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki kuvvet kullanılmasını ifade eder. Cebirden söz edebilmek için:
- Mağdurun vücuduna temas edilmesi yeterlidir
- Mağdurun yaralanması şart değildir
- İtme, tutma, çekme gibi hareketler cebir sayılabilir
- Kasten yaralama seviyesine varması zorunlu değildir
Tehdit Nedir?
Tehdit, mağdura gelecekte bir kötülük yapılacağının bildirilmesidir. Tehditten söz edebilmek için:
- Mağdurun irade özgürlüğünü etkileyecek ciddiyette olmalıdır
- “Seni sürdüreceğim”, “Seninle görüşeceğiz” gibi sözler tehdit sayılabilir
- Yasal şikayet hakkını kullanacağını bildirmek tehdit sayılmaz
Cezalar ve Ağırlaştırıcı Nedenler
Temel Ceza
6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası
Ağırlaştırıcı Nedenler ve Cezaları
Ağırlaştırıcı Neden | Ceza |
---|---|
Yargı görevlisine karşı işlenmesi | 2-4 yıl hapis |
Birden fazla kişiyle işlenmesi | Ceza 1/3 oranında artırılır |
Kişinin kendisini tanınmayacak hale getirmesi | Ceza 1/3 oranında artırılır |
Silahla işlenmesi | Ceza 1/2 oranında artırılır |
Suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak işlenmesi | Ceza 1/2 oranında artırılır |
⚠️ Önemli Uyarı
Eylem sırasında kasten yaralama suçunun ağır halleri (kemik kırma, organ zedeleme vb.) gerçekleşirse, ayrıca bu suçtan da ceza verilir (TCK m.265/5).
Savunma Stratejileri
Görevi yaptırmamak için direnme suçu iddiasıyla karşılaşırsanız, şu savunmaları değerlendirebilirsiniz:
1. Meşru Savunma
Kamu görevlisi görev sınırlarını aşıyorsa, meşru savunma hakkınız doğabilir. Yargıtay kararlarında, haksız aramaya direnmek meşru savunma kapsamında değerlendirilmiştir.
Emsal Karar
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2021/7654 E.: “Kolluk görevlisinin yasal dayanak olmaksızın arama yapmak istemesi hukuka aykırı olup, bu durumda sanığın kendisini korumak amacıyla gösterdiği tepki meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir.”
2. Haksız Tahrik
Kamu görevlisinin haksız davranışları (hakaret, gereksiz kuvvet kullanımı) haksız tahrik indirimi almanızı sağlayabilir. Bu durumda cezanızda 1/4’ten 3/4’e kadar indirim yapılabilir.
3. “Görev Yaptırmama Amacı” Yokluğu
Bu suç ancak doğrudan kastla işlenebilir. Kamu görevlisine karşı çıkmanızın amacı görevini engellemek değilse (örneğin, kişisel bir tartışma) suç oluşmaz.
4. Delil Yetersizliği
Pek çok vakada olay sadece kolluk görevlilerinin beyanlarına dayanır. Yargıtay’ın güncel içtihatları, salt kolluk beyanlarının yeterli delil sayılmaması gerektiği yönündedir.
Savunma İpuçları
- Olay anında varsa kamera kayıtlarını talep edin
- Tanık beyanlarını dosyaya ekletin
- Adli rapor alın ve belgelendirin
- Olayı anlatan detaylı bir ifade hazırlayın
- Uzman bir ceza avukatıyla çalışın
Sık Sorulan Sorular
Polise küfretmek bu suçu oluşturur mu?
Hayır. Hakaret ayrı bir suçtur (TCK m.125). Ancak tehdit içeren sözler (“seni sürdüreceğim” gibi) direnme suçunu oluşturabilir. Polise hakaret etmek, TCK m.125/3-a uyarınca kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturur ve 1-2 yıl hapis cezasını gerektirir.
Karakolda işlem yapıldıktan sonraki eylemler bu suçu oluşturur mu?
Genellikle hayır. Suçun oluşması için engellenmek istenen bir görevin bulunması gerekir. Görev tamamlandıktan sonraki eylemler farklı suçları oluşturur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2022 tarihli bir kararında “karakolda tamamlanmış işlemler sonrasında polis memuruna karşı gerçekleştirilen eylemin tehdit suçunu oluşturacağı” belirtilmiştir.
Kendimi korumak için polise karşı koyduğumda bu suç oluşur mu?
Polis hukuka aykırı şekilde kuvvet kullanıyorsa, kendinizi korumak meşru savunma kapsamında değerlendirilebilir. Ancak her durum kendi koşullarına göre değerlendirilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2021/4286 sayılı kararında “polisin sanığa haksız müdahalesi karşısında gösterilen tepkinin meşru savunma kapsamında değerlendirilebileceği” vurgulanmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir mi?
Evet. Bu suçtan kurulan hüküm için HAGB kararı verilebilir. Yargıtay uygulamasında, bu suçtan giderilmesi gereken maddi bir zarar bulunmadığı kabul edilmektedir. İstatistiklere göre, ilk kez suç işleyenler için bu suçta HAGB uygulanma oranı %70’in üzerindedir.
Polis memuru kayıt altına alınmadan bana şiddet uyguladı, bu durumda ne yapmalıyım?
Derhal sağlık kuruluşuna başvurarak adli rapor almalısınız. Vücudunuzdaki izleri fotoğraflamalı, varsa tanıkların iletişim bilgilerini almalısınız. Ayrıca olayın geçtiği yerde güvenlik kamerası olup olmadığını araştırmalı ve avukatınız aracılığıyla bu görüntülerin emniyetten talep edilmesini sağlamalısınız.
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sabıkalı olmak neleri etkiler?
Bu suçtan mahkumiyet, adli sicil kaydınıza işlenir ve bazı sonuçları olabilir:
- Kamu görevlerine girmek zorlaşabilir
- Özel güvenlik görevlisi olamazsınız
- Silah ruhsatı almanız engellenebilir
- Bazı ülkelere vize almanız güçleşebilir
Bu nedenle, mümkünse HAGB kararı alınması veya beraat ettirilmeniz önemlidir.
Gerçek Vaka Analizleri
Vaka 1: Kimlik Kontrolü Sırasında Direnme
Olay: A.B., gece saatlerinde kimlik kontrolü yapmak isteyen polis memurlarına “sizin kimliğinizi görmeden kimliğimi vermem” diyerek direndi ve memurları itekledi.
Mahkeme Kararı: İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eyleminin TCK 265/1 kapsamında görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğuna karar verdi ve 10 ay hapis cezası verdi. Ancak sanığın sabıkasız olması nedeniyle HAGB kararı verildi.
Analiz: Kimlik gösterme zorunluluğu PVSK’da düzenlenmiş olup, bu görevi engelleme amacıyla gösterilen aktif direnç suç oluşturmuştur.
Vaka 2: Haksız Aramaya Direnme
Olay: C.D., alışveriş merkezinde kendisini durduran ve hakim kararı olmadan üst araması yapmak isteyen özel güvenlik görevlisini itekleyerek “beni arayamazsın” dedi.
Mahkeme Kararı: Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi, özel güvenlik görevlisinin CMK hükümlerine aykırı olarak üst araması yapmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığını belirterek beraat kararı verdi.
Analiz: Hukuka aykırı bir görevin yerine getirilmesini engelleme eylemi, suç oluşturmaz.
Adli Süreç: Gözaltından Yargılamaya
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan şüpheli olduğunuzda karşılaşacağınız adli süreç genellikle şu aşamalardan oluşur:
- Gözaltı: Suçüstü halinde yakalanmanız ve gözaltına alınmanız mümkündür
- İfade: Polis merkezinde veya savcılıkta ifadeniz alınır
- Adli Kontrol/Tutuklama: Nadiren tutuklama, genellikle adli kontrol tedbiri uygulanır
- İddianame: Savcılık tarafından hazırlanıp mahkemeye sunulur
- Duruşmalar: Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama yapılır
- Karar: Beraat, mahkumiyet veya HAGB kararı verilebilir
- İstinaf/Temyiz: Karara karşı kanun yollarına başvurulabilir
İlk Duruşmada Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Olayı sakin ve net bir şekilde anlatın
- Kamu görevlisinin haksız davranışlarını belirtin
- Varsa tanıklarınızı getirin
- Kamera kayıtları, adli rapor gibi delilleri sunun
- Pişmanlık gösterin (eğer eylem gerçekleşmişse)
Son Yasal Gelişmeler ve İçtihat Değişiklikleri
Görevi yaptırmamak için direnme suçu ile ilgili hukuki yaklaşım, son yıllarda önemli değişiklikler göstermiştir:
- Anayasa Mahkemesi 2022/25 Kararı: AYM, kolluk görevlilerine direnme davalarında, delillerin sağlıklı değerlendirilmesi ve adil yargılanma hakkının korunması gerektiğini vurgulamıştır.
- Yargıtay İçtihat Değişikliği (2021): Yargıtay, salt kolluk görevlilerinin beyanlarının mahkumiyet için yeterli olmayacağı, destekleyici başka delillerin de aranması gerektiği yönünde kararlar vermeye başlamıştır.
- PVSK Değişiklikleri: Polisin zor kullanma yetkisine ilişkin düzenlemeler netleştirilmiş, kamera kaydı tutulması konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir.
Uzman Görüşü
“Görevi yaptırmamak için direnme suçunun en büyük sorunu, ispat konusundaki dengesizliktir. Özellikle kolluk görevlilerine karşı işlendiği iddia edilen vakalarda, deliller çoğunlukla mağdur konumundaki görevlilerce toplanmaktadır. Bu durum adil yargılanma hakkını zedeleyebilmektedir. Son yıllarda Yargıtay’ın salt kolluk beyanlarına itibar etmeme eğilimi, bu dengesizliği gidermeye yöneliktir.”
Av. Ahmet ALKAN – Ceza Hukuku Uzmanı
Bu içerik sadece bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her vaka kendine özgü koşullara sahiptir ve profesyonel hukuki danışmanlık almanız önerilir.
© Tüm Hakları Saklıdır.