Uyuşturucu madde ticareti suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenen ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin üretimi (imal), ithalat-ihracatı (ülkeye sokma veya çıkarma) ile ülke içinde satışa sunulması, dağıtılması, depolanması veya bulundurulması gibi fiilleri kapsayan bir suç tipidir.
Halk sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğinden, TCK 188 “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alır ve ortaya somut bir zarar çıkmasa bile toplum için tehlike suçu olarak cezalandırılır.
Bu suçu işleyenler, eylemin niteliğine göre en az 10 yıldan başlayıp 30 yıla kadar varan ağır hapis cezaları ve yüksek adlî para cezaları ile karşılaşır.
Aşağıda, uyuşturucu imal ve ticareti suçunun yasal boyutları, ceza miktarları, benzer suçlardan farkı ve ilgili özel durumlar kapsamlı şekilde ele alınmıştır.
Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu Nedir?
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçu, ruhsatsız veya ruhsata aykırı şekilde uyuşturucu maddelerin imalatını, uluslararası ticaretini (ithal veya ihraç etmeyi) ya da ülke içerisinde ticari amaçla elden ele dolaşımını ifade eder.
Kanunun tanımladığı üzere aşağıdaki seçimlik hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi bu suçu oluşturur:
- İmal etmek: Uyuşturucu veya uyarıcı bir maddeyi işlemlerden geçirerek yeni bir uyuşturucu madde üretmek (ör. kimyasal süreçlerle uyuşturucu imalatı).
- İthal veya ihraç etmek: Uyuşturucu maddeleri ülkeye izinsiz sokmak veya ülkeden çıkararak başka ülkeye göndermek (uygulamada “uyuşturucu kaçakçılığı suçu” da denir).
- Satmak veya satışa arz etmek: Uyuşturucu maddeyi bir bedel karşılığı başkasına vermek ya da satmak için teklif etmek.
- Başkalarına vermek veya temin etmek: Uyuşturucuyu bedelli veya bedelsiz şekilde bir başkasına ulaştırmak, tedarik etmek.
- Sevk etmek veya nakletmek: Uyuşturucu maddeyi bir yerden diğerine göndermek veya taşımak (bir yerden bir yere bizzat götürmek veya kargo, kurye ile yollamak).
- Depolamak, satın almak, kabul etmek veya bulundurmak: Uyuşturucu maddeyi ticari amaçla stoklamak, piyasadan toplamak ya da kişisel kullanımın ötesinde üzerinde tutmak.
Yukarıdaki fiillerin hepsi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapıldığında TCK 188 kapsamına girer. Suçun oluşumu için failin kastı (bilerek ve isteyerek hareket etmesi) aranır; taksirle (dikkatsizlikle) bu suç işlenemez. Ayrıca bu suç, tehlike suçu niteliğinde olduğu için fiilin toplum sağlığına yönelik tehdidi cezalandırma için yeterlidir.
Örneğin uyuşturucu ticareti suçunda, herhangi bir kişinin fiilen zarar görmesi veya uyuşturucunun piyasaya sürülmüş olması gerekmez – bu maddelerin ruhsatsız olarak bulundurulması, üretilmesi ya da dağıtılması başlı başına cezalandırılmaktadır.
Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun Cezası Nedir?
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (TCK 188), çok ciddi yaptırımlar öngören bir suçtur. Kanunda, suçun işleniş şekline ve niteliğine göre değişen hapis cezaları ve adlî para cezaları belirlenmiştir.
2014 yılında yapılan yasal değişikliklerle bu suçun cezaları önemli ölçüde artırılmıştır; örneğin ticaret suçunun alt sınırı 5 yıldan 10 yıla, imal/ithal suçunun alt sınırı 10 yıldan 20 yıla çıkarılmıştır. Mevcut kanunda öngörülen ceza aralıkları ise özetle şöyledir:
- İmal, İthal veya İhraç Etme: Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız olarak üreten, ülkeye sokan veya ülkeden çıkarankişi 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve günlük 2.000 – 20.000 gün adli para cezası ile cezalandırılır. (TCK 188/1-2).
- Ülke İçinde Satış ve Dağıtım (Temel şekil): Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren (temin eden), sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, en az 10 yıl hapis ve 000 günden 20.000 güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eğer uyuşturucu madde bir çocuğa (18 yaşından küçüğe) verilmiş veya satılmış ise, verene/satana verilecek ceza en az 15 yıl hapis olmalıdır. (TCK 188/3).
- Nitelikli Maddeler: Suç konusu uyuşturucu madde eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid (bonzai) veya türevleri, sentetik katinon veya opioid türevleri, amfetamin veya türevleri gibi ağır etki yapan maddeler ise, yukarıdaki cezalara ½ oranında artırma uygulanır (cezada artırım nedeni). Örneğin eroin ticareti bu nedenle esrar ticaretine kıyasla daha yüksek cezaya yol açar. (TCK 188/4-a).
- Belirli Yerlerde İşleme: Uyuşturucu madde satma, verme, sevk, nakil, depolama gibi fiillerin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi kamunun toplu bulunduğu yerlerin yakın çevresinde (200 metre içinde) işlenmesi halinde, suçun cezası yarı oranında artırılır. Uygulamada bu, asgari 15 yıl hapis ve 30.000 güne kadar adlî para cezasına tekabül etmektedir. (TCK 188/4-b).
- Örgütlü veya Toplu Halde İşleme: Suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi durumunda ceza ½ oranında artırılır; suç işlemek için kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza 1 kat artırılır. (TCK 188/5).
- Reçeteye Tâbi Maddeler: Uyuşturucu veya uyarıcı etki yapan ancak üretimi izne veya satışı doktor reçetesine bağlı maddelerin kaçak ticaretinde (örneğin bazı güçlü ağrı kesicilerin yasa dışı satışı) TCK 188 hükümleri uygulanır; ancak bu durumda mahkeme cezada yarısına kadar indirim (TCK 188/6).
- Uyuşturucu Yapımında Kullanılan Maddeler: Kendisi uyuşturucu etkili olmamakla birlikte uyuşturucu madde yapımında kullanılan ve ithali veya imali izne bağlı bir maddeyi (örneğin bir kimyasal prekürsörü) kaçak olarak ithal, imal, satmak veya taşımak da ayrı bir suçtur. Bu halde ceza en az 8 yıl hapis ve 000 – 20.000 gün adlî para cezasıdır. (TCK 188/7).
- Özel Konumlu Fail: Suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, hemşire, veteriner, ebe, sağlık memuru, laborant gibi sağlık meslek mensupları veya eczacılık işiyle uğraşan kişiler tarafından işlenmesi durumunda ceza ½ oranında artırılır. (TCK 188/8).
Adlî para cezası, yukarıda belirtilen gün sayısının hakim tarafından takdir edilecek bir günlük birim bedelle çarpılmasıyla hesaplanır. Örneğin 20.000 gün adlî para cezası, bir gün karşılığı 100 TL olarak belirlenirse 2.000.000 TL para cezası anlamına gelir.
Hapis cezaları ise çok uzun süreli olduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme gibi müesseselerden faydalanmak genellikle mümkün değildir (zira bu tür hukuki imkanlar 2 yıl ve altı cezalarda uygulanabilir).
Cezaların infazında da koşullu salıverme (şartlı tahliye) süresi uzun olacaktır; örneğin 10 yıl cezaya mahkum olan biri, infaz yasasına göre belirli bir kısmını cezaevinde iyi halli geçirmek koşuluyla ancak tahliye edilebilir.
Uyuşturucu Kullanma Suçu ile Ticareti Suçu Arasındaki Fark
TCK, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma fiilini (TCK 191) ayrı bir suç olarak düzenlemiş ve buna daha hafif yaptırımlar öngörmüştür. Bu nedenle kişisel kullanım amacı ile uyuşturucu madde bulunduran kişi ile ticari amaçla uyuşturucu bulunduran veya dağıtan kişiyi ayırt etmek önemlidir.
Uygulamada bu ayrım, ele geçen maddenin miktarı ve durumuna göre yapılmaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre kullanmak için bulundurma suçu ile ticaret suçu arasındaki farkın tespitinde şu ölçütlere bakılır:
- Miktar:
En belirleyici kriter, yakalanan uyuşturucu maddenin miktarıdır. Şüphelinin kişisel ihtiyacını aşan miktarda uyuşturucu bulundurması, bunun kullanım amacı dışında (satış, sevkiyat vb.) bulundurulduğunu gösterir.
Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, uyuşturucu maddenin türüne göre değişir. Örneğin Adli Tıp Kurumu mütalaalarında esrar kullanan bir kişinin günde 3 gram civarı tüketebildiği, dolayısıyla yıllık ~700 gram civarının üstündeki esrar miktarlarının kişisel kullanım sınırını aştığı belirtilmiştir.
Yargıtay da net 600-700 gram üzeri esrarı genellikle ticaret amacıyla bulundurma olarak değerlendirmektedir. Eroin ve kokain gibi maddelerde ise ~20 gram ve üzeri miktarlar, başka delil olmasa bile ticaret kapsamında kabul edilebilmektedir. (Not: Her olayın koşulları farklı olabileceğinden, mahkemeler miktarla birlikte diğer delilleri de değerlendirir.)
- Uyuşturucu Madde Türü:
Ele geçen maddenin çeşidi de önemlidir. Kullanıcılar genelde tek bir tür veya benzer etki gruplarından bir-iki tür madde bulundurur. Birden fazla farklı nitelikte uyuşturucu bulunması (örneğin aynı anda eroin, esrar ve hap ele geçmesi), bunların ticaret amacıyla bulundurulduğu yönünde işaret sayılır.
- Satış Delilleri:
Şüphelinin yakalanmadan önce başkasına uyuşturucu satma, verme veya aracılık etme yönünde bir davranışı olup olmadığı araştırılır. Örneğin tanık beyanında şüpheliden uyuşturucu satın aldığını söyleyen biri varsa, fiil ticaret suçu olarak nitelendirilir.
- Bulundurma Yeri:
Maddenin nerede ve nasıl saklandığı da ayırt edicidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu bulunduran kişi, bunu genellikle kendi kolayca ulaşabileceği ev, işyeri gibi ortamlarda tutar. Eğer uyuşturucu depo, arazi, araç gizli bölmesi gibi zor ulaşılır veya dağıtıma uygun bir yerde saklanmışsa, ticari amaçla bulundurulduğu düşünülebilir.
- Paketleme ve Ekipman:
Uyuşturucunun ele geçirilme şekli de önemlidir. Çok sayıda küçük paket halinde, her biri hassas terazide tartılıp eşit miktarlarda hazırlanmış dozlar şeklinde bulunması; ayrıca yanında hassas terazi, paketleme malzemesi vb. ekipman yakalanması, kullanım dışında satış amacıyla bulundurulduğuna güçlü kanıt oluşturur.
Yukarıdaki ölçütler ışığında, eğer kişi kendi kullanımı sınırları içinde bir miktar maddeyle yakalanmış ve ticaret yaptığını gösteren başka bir delil yoksa, hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” (TCK 191) suçu kapsamında işlem yapılır.
Bu suçun cezası güncel kanunda 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olup, ilk seferde genellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya tedavi+denetimli serbestlik gibi alternatif yaptırımlarla kullanıcıya ceza verilmeden bir fırsat tanınmaktadır.
Buna karşın, kişinin üzerindeki miktar veya deliller ticari faaliyete işaret ediyorsa TCK 188 devreye girer ve çok daha ağır cezalar uygulanır. Örneğin bir kişi 1 kilogram esrarla yakalanırsa, kişisel ihtiyacını katbekat aştığı için uyuşturucu ticareti suçu ile yargılanacaktır (en az 10 yıl hapis).
❖ Özetle: ele geçen madde miktarı ve durumuna göre fiilin kullanıma mı yoksa ticarete mi yönelik olduğu belirlenir; tereddüt halinde yargı organları bilimsel veriler ve Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirme yaparlar.
Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık (TCK 192)
TCK md.192, uyuşturucu suçları için failin işbirliği yapması halinde cezadan kurtulma veya indirim imkanı tanıyan bir etkin pişmanlıkdüzenlemesi içerir. Amaç, suçun ortaya çıkarılmasını ve diğer suçluların yakalanmasını teşvik etmektir. İki ayrı durumda etkin pişmanlık uygulanabilir:
- Yetkililer Haberdar Olmadan Önce: Uyuşturucu imal veya ticareti suçuna karışan fail, resmî makamlar olayı öğrenmeden önce gönüllü olarak ilgili makamlara başvurup suç ortaklarını ve uyuşturucu maddelerin saklandığı yerleri bildirirse, verilen bilgiler sayesinde suç ortakları yakalanır veya uyuşturucu ele geçirilirse fail hakkında ceza verilmez. Yani tamamen ceza almaktan kurtulur. (TCK 192/1).
- Yakalandıktan Sonra: Suç zaten ortaya çıktıktan ve fail yakalandıktan sonra, fail gönüllü olarak soruşturma makamlarına diğer faillerin yakalanmasına veya suçun aydınlatılmasına yardımcı olursa, mahkeme vereceği cezada 1/4 ile 1/2 arasında indirim Örneğin kişi, birlikte çalıştığı dağıtıcıların veya tedarikçilerin ismini verip yakalanmalarını sağlarsa cezasında önemli bir indirim alacaktır. (TCK 192/3).
Etkin pişmanlıktan yararlanmak için failin sağladığı bilgiler kayda değer ve doğru olmalıdır. Yargıtay kararları, kanundaki “suç ortakları” tabirini geniş yorumlamakta; sadece suça iştirakten (TCK 37-38-39) sorumlu olanları değil, failin uyuşturucu aldığı veya sattığı kişileri yahut suçla bağlantılı diğer şahısları da bu kapsamda kabul etmektedir.
Fail, yalnızca suç ortaklarını veya uyuşturucunun saklandığı yeri bildirse dahi pişmanlık hükümlerinden yararlanır (kanundaki “ve” ifadesi “veya” şeklinde uygulanır).
Özetle, etkin pişmanlık gösteren ve kolluk makamlarıyla işbirliği yapan failler, ya tamamen cezasız kalabilir ya da daha az cezaalabilirler. Bu düzenleme, özellikle uyuşturucu ticaretinde suç zincirinin üst basamaklarındaki kişilerin yakalanmasını kolaylaştırmayı hedefleyen bir politikadır.
Ancak belirtmek gerekir ki etkin pişmanlık hükümleri, uyuşturucu kullananlar için değil, imal ve ticaret suçu işleyenler için geçerlidir. Uyuşturucu kullanıcıları bakımından ayrı bir tedavi ve denetimli serbestlik sistemi (TCK 191 kapsamında) öngörülmüştür.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun Cezası Kaç Yıldır?
Türk Ceza Kanunu’na göre uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçu için öngörülen hapis cezası, fiilin türüne göre en az 10 yıl ve durumun ağırlığına göre 30 yıla kadar çıkabilir. Örneğin uyuşturucu maddeyi ülke içinde satan veya nakleden bir kişi asgari 10 yıl hapis cezasına çarptırılırken; üreten veya ülkeye kaçak sokan bir kişi için ceza 20 yıldan başlayıp 30 yıla kadar çıkabilmektedir.
Ayrıca her iki durumda da yüklü adli para cezaları verilir (on binlerce güne kadar). Suçun çocuklara karşı işlenmesi, örgütlü işlenmesi veya eroin, kokain gibi güçlü uyuşturucuların ticareti gibi hâllerde kanun cezayı daha da artırmaktadır.
Uyuşturucu Ticareti Suçu İlk Defa İşlenirse Hafif Ceza Verilir Mi?
Hayır, bu suç için kanunda belirlenen asgari cezalar çok yüksektir ve ilk kez işlenmiş olsa bile mahkeme genellikle bu alt sınırdan aşağı inemez. Örneğin ticari amaçla uyuşturucu bulunduran birine verilecek ceza 10 yıldan az olamaz.
Bu süre, suçun ilk defa veya tekraren işlenmesine göre değişmez; ancak failin duruşmadaki tutumu, pişmanlığı gibi hafifletici takdiri nedenler alt sınırın biraz üzerinde bir ceza takdir edildiyse kısmen etkileyebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi gibi seçenekler ise 2 yılın üzerindeki hapislerde uygulanamadığı için, uyuşturucu ticareti suçunda ilk defa olsa dahi bu tür erteleyici kurumlar genellikle uygulanmaz.
Kaç Gram Uyuşturucu Bulundurmak Ticaret Suçu Sayılır?
Kanunda gram cinsinden kesin bir sınır belirtilmemiştir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre bazı eşikler vardır. Örneğinesrar için net 500-700 gramın üzerindeki miktarlar, eğer başka bir delil yoksa dahi, kişisel kullanım sınırını aştığından ticari amaçla bulundurma kabul edilebilmektedir.
Eroin veya kokain gibi maddelerde ise yaklaşık 20 gram ve üzeri miktarların şahsi kullanım için olamayacağı, satış amacıyla bulundurulduğu yönünde kararlar mevcuttur.
Sentetik haplar bakımından Yargıtay 50 adet ve üstünü ticaret kapsamında değerlendirebilmektedir.
Bu rakamlar kesin kurallar olmasa da, ele geçen uyuşturucu miktarı arttıkça kişisel kullanım iddiası zayıflar ve ticaret suçuna hükmedilme ihtimali artar.
Uyuşturucu Ticareti Suçu Şikâyete Tabi Midir?
Hayır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçu, şikâyete bağlı suçlardan değildir. Toplumun sağlığı ve güvenliği ile ilgili olduğu için savcılık tarafından re ’sen (kendiliğinden) soruşturulur ve kamu davası açılır. Mağdurun şikâyeti aranmaksızın devlet bu suçu takip eder.
Dolayısıyla bir kimse bu suçu işlediğinde, kimsenin şikayet etmesine gerek olmadan kolluk kuvvetleri ve savcılık harekete geçer. Aynı şekilde, şikâyetten vazgeçme de davayı düşürmez; zira kamu davası niteliğindedir.
Uyuşturucu Ticareti Suçu İçin Dava Zamanaşımı Ne Kadardır?
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre içinde davası açılmamış veya sonuçlanmamışsa düşmesini ifade eder. Uyuşturucu madde ticareti suçunun zamanaşımı süresi, suçun niteliğine göre 15 yıl veya 20 yıl olabilir. Kanuna göre üst sınırı 20 yıldan az hapis gerektiren suçlarda zamanaşımı 15 yıl, 20 yıl ve daha fazla hapis gerektiren suçlarda ise 20 yıl olarak uygulanır.
TCK 188 kapsamındaki temel hal (10-15 yıl arası ceza) için genellikle 15 yıl, ağırlaştırılmış hal (20-30 yıl arası ceza) için 20 yılzamanaşımı süresi söz konusudur. Bu süreler içinde dava açılmaz veya kesin hüküm verilmezse dava düşer. (Not: Zamanaşımını kesen/durduran haller gerçekleşirse bu süreler uzayabilir.)
Uyuşturucu Ticareti Suçu Hangi Mahkemede Görülür?
Bu suç, Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girer. Çünkü öngörülen cezanın alt sınırı 10 yıl gibi yüksek bir hapis cezasıdır ve kanunen ağır ceza gerektiren suçlara bakmakla yükümlü mahkemeler ağır ceza mahkemeleridir.
Suçun işlendiği yerin bağlı olduğu adliyede bulunan Ağır Ceza Mahkemesi, uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu davalarını görür. Soruşturma aşamasında da genellikle narkotik suçlar bürosu savcıları ve kolluk birimleri (Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri) bu dosyalara bakar.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık İndiriminden Nasıl Yararlanılır?
Failin, yakalanmadan önce veya sonra yetkililere işbirliği yapması halinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
Eğer suç ortaya çıkmadan önce fail gönüllü olarak polise/savcıya başvurur ve diğer suç ortaklarını veya uyuşturucunun yerini bildirirse hiç ceza almaz.
Suç ortaya çıktıktan sonra ise, yakalanan failin verdiği bilgiler sayesinde başkaları yakalanırsa, alacağı cezada %25 ile %50 arası indirim yapılabilir.
Bu indirim, mahkemece takdir edilir ve failin samimi işbirliği yapmasına bağlıdır. Özetle, uyuşturucu ticareti yapan kişi itirafçı olup organizasyonu deşifre ederse cezasız kalma veya cezasını ciddi oranda azaltma şansına sahiptir.